Güncelleme: 00:49 TSİ 19 Mart 2019 Salı
Makale detayı
Facebook'ta Paylaş

1924 Anayasası'nı kurucu meclis yapmadı

Cemil Koçak
Güncelleme: 09:42 TSİ 22 Ekim 2011 Cumartesi

 

1924 anayasası tek partili bir meclis tarafından hazırlandı; fakat sanıldığının aksine önemli tartışmalara neden oldu; pek çok madde önerisi reddedildi ya da değiştirildi.

1924 anayasası sadece CHP’lilerden oluşan ikinci meclis tarafından gündeme alındı; hayret edilecek nokta, bu sırada tek parti yönetimi henüz kurulmadığı ve kurulacağına ilişkin bir işaret de bulunmadığı halde, CHP içinde meclise yansıyan tartışmaların serbestliği ve çeşitliliğidir. Yeni anayasanın tartışılmaya başlandığı şu günlerde ilkinin yarattığı bazı görüş ayrılıklarını hatırlamanın zamanıdır.

Günümüzde dillendirilen olağan meclislerin anayasa yapamayacaklarına ilişkin görüş de, ikinci meclisin toplanmasından sonra yapılan bu yeni anayasanın yapım süreciyle çelişmektedir. İkinci meclis, cumhuriyetten önce seçilmiş, cumhuriyeti ilân etmiş ve ardından da yeni bir anayasa yapımına karar vermişti. Bunu yapan bizzat CHP idi. Günümüzde anayasaların ancak kurucu meclisler eliyle yapılabileceğine ilişkin görüşlerin kaynadığı ise, 27 Mayıs sonrasındaki siyasal pratiktir. Zaten eğer öyle olsaydı, 1982 anayasasının da meşruluk temeli tartışmalı olurdu; ne de olsa kurucu meclis tarafından değil, danışma meclisi ile MGK tarafından kaleme alınmıştı! Ayrıca, anayasanın maddelerini değiştiren bir olağan meclisin, daha çok maddeyi niçin değiştiremeyeceği sorusuna verilecek yanıt merakla beklenmeyi hak etmektedir. Acaba olağan meclislerin anayasanın belirli sayıdaki maddelerini değiştirmeye yetkili, fakat daha fazla sayıdaki maddelerini ise değiştirmeye yetkisiz olduklarına ilişkin bir anayasa maddesi mi vardır? O halde soru basittir: olağan meclisler anayasanın kaç maddesini değiştirmeye yetkilidir? Araya belirli süreler konulmak kaydıyla parça parça değiştirmek uygun mudur? Bir kurucu meclis oluşturmaya kalkışmak anayasaya açıkça aykırı olduğuna göre, bu görüşün tek amacının yeni bir anayasa yapımına set çekmek olduğu gayet açıktır.

Güçler birliği ilkesi

1924 anayasası, birinci meclis geleneğini sürdürerek güçler birliği ilkesine göre düzenlenmişti. Zaten Atatürk de birinci mecliste olsun, daha sonra olsun, yaptığı bütün konuşmalarda, güçler birliğinden yana tavır almış; güçler ayrılığını savunan düşünürleri ve görüşleri sert bir şekilde eleştirmişti. Atatürk, 1921 yılının başlarında mecliste yaptığı bir konuşmada, güçler ayrılığı ilkesinden söz eden üyelere karşı çıkıyor ve güçler birliğini savunuyordu. Hayatı boyunca da bu düşüncesine sadık kaldı. Bu bakımdan Atatürk’ün partisi olmakla övünen CHP’nin hali hazırda nasıl olup da güçler ayrılığı tezini öne sürdüğünü anlamak kolay değildir; aslında bu önerinin de yeni olmadığına ve CHP’nin anayasal ilke olarak güçler birliğinden güçler ayrılığı formülüne çok daha eski tarihlerde, daha DP iktidarının sonlarında geçtiğini hatırlamak gerekir. CHP’nin elli yıldan uzun bir zaman önce de  tıpkı bugün gibi geçmişine sahip çıkmamayı tercih ettiğini görüyoruz; bunu hiçbir zaman yüksek sesle dile getirmek istemese de. Çünkü, o zaman olsun, bugün olsun parti yönetimi hem Atatürk’ün ilkelerinden vazgeçtiği yolunda bir görüntü vermekten kaçınmaya çalışıyor, fakat diğer yandan da günlük politikanın gerçekleri karşısında daha fazla direnemiyordu.

Bu ilke gereğince egemenliğin sahibi olan millet, vekâlet verdiği temsilcileri aracılığıyla egemenliğini hiçbir güçle paylaşmadan kullanabiliyordu; yani meclisin yapamayacağı hiçbir şey yoktu; bağlı olduğu tek şey anayasanın kendisiydi. Anayasa komisyonu üyesi Celâl Nuri Bey, güçler birliği ilkesine son derece özen gösterildiğini, çünkü meclisi ve cumhuriyeti yaratanın bu ilke olduğunu açıklıyordu. Meclis doğrudan milletti ve “istediği gibi” yürütmeyi tanzim ederdi. Komisyon, anayasanın bir kurucu meclis tarafından yapılması gerektiği yönündeki görüşlere katılmadığını belirtiyordu. İzmir milletvekili Şükrü Bey, güçler ayrılığından yana olan düşünürleri eleştiriyor ve bunun yanlış bir fikir olduğunu açıklıyordu. Hatta Tunalı Hilmi, Türkiye devletinin bir halk devleti olduğunun anayasaya geçmesini istiyordu. Ne var ki bu öneri taraftar bulmayacak ve reddedilecektir. Yine Tunalı Hilmi’nin Türkiye devletinin halk cumhuriyeti olduğu yönündeki önergesi de aynı âkıbete uğrayacaktır.

Atatürk’e bile verilmeyen yetkiler

Anayasa önerisinde Cumhurbaşkanına hükûmetin görüşünü alarak gerekçesini meclise ve millete bildirmek şartıyla meclisi erken seçime götürme yetkisi tanınıyordu. Bu açıkça meclisi fesh yetkisiydi. Ancak daha işin başında madde geniş tartışmalar yaratmıştı; o kadar ki, anayasa komisyonu başkanı Yunus Nadi, daha tartışmalar başlamadan söz almak isteyen üyelerin sayısının fazlalığını görünce komisyonun maddeyi geri almak istediğini açıklamıştı. Bu öneri bile tek başına usul tartışmaları yaratmıştı. Saruhan milletvekili Reşat Bey, bizzat Atatürk’e verilmek istenen yetkiye karşı çıkıyor ve “Gazi paşa hazretleri kat’iyyen emin olsunlar ki, millet yine kendi tabir ve tavsiyeleri veçhile hâkimiyetlerinden bir zerresini ismi ve makamı her ne olursa olsun ve kim olursa olsun hiçbir makama, hiçbir ferde tevdi ve teslim etmeyecektir.” diyor ve bu konuşma mecliste “yaşa” sesleri ve alkışlarla karşılanıyordu! Reşat Beye göre, “ferdi saltanat, ferdi hâkimiyet” görüşünde bulunanlar millet gözünde töhmet altına gireceklerdi. Bizzat Atatürk bir zamanlar hâkimiyeti millîyeden ödün verilemeyeceğini açıklarken, Reşat Bey, şimdi artık bu görüşten vaz mı geçildiğini soruyordu. Bizzat Başbakan İsmet İnönü ile kişisel polemiğinden sonra da, alkışlar arasında devamla, “Allah Reisicumhur olsa, kat’î arz ediyorum, kestiriyorum, (“hâşâ” sesleri) Hâşâ, melaikei kiram heyeti vekile olsa fesih selâhiyetini verecek yoktur.” diyordu.

Bir üye de, bu yetkiden dolayı meclisin özgürce çalışıp karar alamayacağından endişe ettiğini söylemişti. Her an dağıtılmak endişesiyle meclis kendisini serbest hissedemez ve karar alamazdı. Hiç kuşkusuz fesih yetkisi eski günlerin kötü tecrübelerini de çağrıştırıyordu. Sultanlara tanınan yetki çok kez suistimal edilmiş ve demokratik gelişmelerin önüne set çekmişti. Bu tecrübeler hafızalarda yer etmiş iken, yeniden aynı yetkinin gündeme gelmesi, pek çok meclis üyesi için kabul edilemezdi. Karasi milletvekili Süreyya Bey, hâkimiyeti millîye ile cumhuriyet arasında kurulan ve cumhuriyeti, hâkimiyeti millîyenin en yüksek şekli gören anlayışa karşı uyarıda bulunma ihtiyacını hissetmiş olmalıydı ki, pek çok cumhuriyetin hâkimiyeti millîye ilkesinden uzak idareler olduğunu vurgulamaktaydı. Bunlar ancak lâfın gelişi böyleydi; gerçekte ise meclisin fesh yetkisi, aslında güçler birliği ilkesine de aykırıydı.  Güçler birliği ilkesi uyarınca hâkimiyeti millîye esasına uygun şeklin bu olmadığını, aksi davranışın olsa olsa irtica olacağını açıklıyordu. Yeniden “taht ve saltanat kurulması” mümkün değildi artık. Milletin yegane egemenlik kurumu olan meclisi dağıtacak yetkinin bir şahsa verilmesi kabul edilemezdi. Eski acı tecrübeler de zaten verilmemesi gerektiğini söylüyordu.

Bütün bu sert eleştiri ve tartışmalardan sonra Recep Peker, vatanın yüksek çıkarları gerektirdiğinde bu yetkinin Cumhurbaşkanında olmasında ısrar ediyordu; onun yeni önerisine göre, fesih kararının yürürlüğe girmesi için kararın meclisin üçte iki çoğunluğunca reddedilmemesi yeterli görülmeliydi. Ne var ki önerge kabul edilmeyecektir. Fesih yetkisi mecliste 130 üyenin katıldığı oturumda 126 üyenin oyuyla reddedilecektir.

Cumhurbaşkanının bugün olduğu gibi yedi yılda bir seçilmesi önerisi de çok tartışıldı. Süre uzun bulunmuştu. Ayrıca meclis tarafından seçilen Cmhurbaşkanı bir sonraki meclise üye olarak seçilemezse ne olacaktı?  Yunus Nadi, istikrar amacıyla sürenin uzun tutulduğunu belirtiyordu. Ebubekir Hâzım Tepeyran, “Yalnız Gazi Paşa Hazretlerinin bütün dünyaca ve bizce müsellem fıtrati nadiranelerini göz önüne alarak, tabiî ona göre kanunu esasi yapılmaz. Binaenaleyh ona kemali hürmetimiz, kemali emniyetimiz olmakla beraber biz de düşünürüz. Çünkü maalesef kendilerine hayatı ebediye vermek bizim elimizde değildir.” diyordu. Anayasa komisyonu üyesi Celâl Nuri Bey, sürenin Atatürk’ün şahsı için öngörülmemiş olduğunu vurgulamak istemişti.

Süreye ilişkin uzun görüşmelerden sonra; yedi yıllık süre mecliste dörde düşürülmüştü. Bu suretle güçler birliği ilkesine de uygun bir şekil bulunmuş oluyordu. Cumhurbaşkanının meclisçe seçileceği ilkesi kabul görmüştü; süresi de belirlenmişti; buna karşılık ilk formülde olmayan bir şekil de gündeme gelmişti. Cumhurbaşkanının muhakkak meclis içinden seçilmesi ilkesi. Böylece Cumhurbaşkanı partisiyle ilişkisini devam ettirebilecek, fakat meclis görüşmelerine katılamayacağı gibi, oy da kullanamayacaktı. Yunus Nadi, Cumhurbaşkanına getirilen bu kısıtlamalara karşı çıkmıştı. Bazı üyeler ise meclis dışından da Cumhurbaşkanı seçilebilmesinin yararına değiniyorlardı. Ne var ki, bu öneri yerinde görülmeyecek ve Cumhurbaşkanının dört yılda bir meclisçe ve meclis üyeleri arasından seçilmesi uygun görülecektir. Oysa Hakkı Tarık Us, Cmhurbaşkanının meclisteki görüşmelere katılmasından ve oy da kullanmasından yanaydı. Diğer yandan, gerekirse Cumhurbaşkanının hükûmete başkanlık edebileceği kabul edilecektir. Ancak gerektikçe meclise de başkanlık edebileceğine yönelik öneri kabul görmemişti.

Cumhurbaşkanının meclisten geçen yasa tasarılarını veto edebileceğine hüküm de epey tartışma yaratmıştı; güçler birliği ilkesinin bu suretle göz ardı edildiğini belirten üyeler, meclisin ikinci kez üçte iki çoğunluk bulmasını öngören bu yöntemin doğru olmadığı kanısındaydılar. Feridun Fikri Bey, meclisin yasama yetkisini kısıtlayan bu veto yetkisine karşı çıkıyordu. Nitekim eleştiriler ciddiye alınacak ve Cumhurbaşkanının bugün olduğu gibi yasa tasarılarını ikinci kez görüşmek üzere meclise yeniden iade etmesi uygun görülecek; yalnız meclisin belirli bir çoğunluk aranmaksızın tasarıyı yeniden onaylaması halinde Cumhurbaşkanının tasarıyı onaylamak zorunda kalacağına hükmedilecektir.

Başkumandanlık yetkisinin Cumhurbaşkanına verilmesini öngören madde de hayli tartışma yaratmıştı: Bu maddenin Atatürk’ün özel durumu göz önüne alınarak hazırlandığını belirten bazı üyeler, gelecekte yani Atatürk’ten sonra onun yerine gelebilecek sivil Cumhurbaşkanları da olabileceğini belirterek, başkumandanlık yetkisinin sivile bırakılamayacağını ileri süreceklerdir. Sonunda Recep Peker’in önerisi olan, başkumandanlığın meclisin manevî şahsiyetinde bulunduğu, ancak Cumhurbaşkanı tarafından temsil olunduğu yolundaki hüküm kabul görecektir.

KADINLAR DA TÜRK MÜDÜR?

Milletvekili seçilme hakkını içeren ilgili madde görüşülürken, birdenbire gözden kaçan küçük bir ayrıntı gündeme geldi; madde, otuz yaşını dolduran her Türkün milletvekili seçilebileceğinden söz ediyordu.  Bir milletvekili kadınların da böylece milletvekili seçilebileceğinden söz edince, çünkü kadınlar da Türktüler, tartışma açıldı. Feridun Fikri Bey, zaten amacın da bu olduğunu, kadınların da oy kullanacaklarını söyleyince, bazı üyeler, bu görüşü desteklemekle kalmadılar, ayrıca anayasanın ilgili maddesi gereğince ortaya çıkacağını umdukları seçim yasasında bu durumun gerçekleşeceğini de belirttiler. Hatta komisyon görüşmeleri sırasında da bu konuya değinilmişti; ancak konunun seçim yasasıyla ilgili olduğu söylenmiş ve bu konuda çoğunluk oyu oluşmuş olduğundan, anayasa maddesi bu şekilde kaleme alınmıştı. Fakat başka üyeler aynı görüşte değillerdi ve Recep Peker söz alma gereğini duymuştu. Peker’e göre, bazı ifadelerden kadınların Türk tanımı içinde yer almayacakları gibi bir yoruma gidilebileceğinden endişe ediyordu. Böyle bir görüş ya da değerlendirme tutanakta yer alırsa sakıncalı olurdu. Bir öneri de maddenin kadın-erkek her Türk şeklinde kabulü yolundaydı. Anayasa komisyonu başkanı Celâl Nuri Bey ise, kadınların gelecekte oy kullanmasından ve milletvekili dahi seçilmelerinden yana olduğunu açıklıyor, ancak bunun sırasının henüz gelmediği gibi bir düşünce ile olsa gerek, maddenin “her erkek Türk” olarak değiştirilmesini istiyordu. Nitekim kadın-erkek her Türk şeklindeki değişiklik önerisi reddedilecek ve Peker de, “kadına hak vermediniz; bari alkışlamayın yahu” diyerek, önerinin reddini protesto edecektir. Madde “her erkek Türk” olarak değiştirilmişti!

Sıra yemin metnine gelince

Milletvekillerinin yemin metninde Cumhuriyet esaslarına sadakat de bulunuyordu; fakat bu yeterli bulunmamış olacak ki, milletin kayıtsız şartsız egemenliğine karşı bir amaç izlenmeyeceğine ilişkin bir cümlenin de yemine eklenmesi önerisi kabul edilecektir.

Türkiye kelimeleri Türk olarak değiştirilsin mi?

MERSİN milletvekili Niyazi Bey, yasada yer alan bütün Türkiye kelimelerinin Türk olarak değiştirilmesini istemişti. Niyazi Bey, sadece bunu önermekle kalmamış; Türkiye sözcüğüne de karşı çıkmıştı. Türkeli demek daha uygun olurdu. Türkiye kelimesi İtalyancadan geliyordu ve Arapçaydı. Ancak önerisi reddedilecektir.

Bakan yardımcıları istemiyoruz!

ANAYASA önerisinde bakan yardımcılıkları kurulması isteniyordu; hatırlanacağı gibi, 12 Eylül’deki  son anayasa değişikliği ile bugün de bu ilkeye geri dönülmüştür. Fakat bakan yardımcılığı kulağa pek yeni gelen bir öneriydi; o zamana kadar hiç uygulanmış da değildi. Bu bakımdan itirazlar yoğun olacaktır: Hele milletvekillerinin de bakan yardımcılığı yapabileceğini öngören anayasa önerisi iyice yabancı gelmişti. Bakan yardımcılığının tamamen kaldırılması da istenmişti. Karşı görüş, bu uygulamanın “adam yetiştirme” noktai nazarından yararlı olacağı yönündeydi. Anlaşılan bakan yardımcılığı bir nevi çıraklık olarak görülmüştü ya da anlaşılmıştı. Gerçi anayasa önerisinde bakan yardımcılığı değil, muavinlikten söz edilmişti, fakat bunun pratikte ne anlama geleceği belirsiz gibiydi. Kimisi de öneriyi tamamen farklı anlamıştı; bazılarına göre, muavinden kasıt müsteşardı, hatta siyasî müsteşardı. Bir nevi bakanlık işlerinde bakana siyasî bakımdan da yardımcı olacak kişi. Nitekim Celâl Nuri Bey de bu yorumu anayasa komisyonunun da benimsediğini belirtecektir. Bakan yardımcılığı ya da siyasî müsteşarlık önerisi reddedilecektir. Fakat aradan on yıldan fazla zaman geçtikten sonra 1937 yılında yapılan anayasa değişikliğiyle siyasî müsteşarlıklar yeniden gündeme gelecek ve bu kez üzerinde hiçbir tartışma açılmaksızın kabul de edilecektir. Aradan çok kısa bir süre geçtikten sonra ise İnönü’nün Başbakanlıktan ayrılmasından sonra bu madde yeniden değiştirilecek ve siyasî müsteşarlık kurumuna son verilecektir. Uygulama sadece birkaç ay sürebilmişti!

Meclis süresini uzatabilir mi?

GENELLİKLE hatırlanmaz, fakat 1921 anayasasına göre meclis sadece iki yıl için seçilmişti; bu nedenle 1923 seçimi sonucunda oluşan meclisin ömrü iki yılla sınırlıydı; oysa şimdi anayasa yeniden yapılıyor ve meclisin süresi dört yıla çıkarılıyordu; peki o zaman bu meclis iki yıllık mı olacaktı, yoksa yeni anayasaya göre dört yıl mı hüküm sürecekti sorusu da tartışmalara neden olacaktır. Bazı üyeler, dört yılın etik olarak da, siyasî olarak da doğru olamayacağı kanısındaydılar, onlara göre dört yıllık meclis ancak anayasanın kabulünden sonra gelecek olan yeni meclis olabilirdi, kendileri sadece iki yıl için seçilmişlerdi. Aksi hâkimiyeti millîyeye tecavüz olurdu. Meclis kendi kendine süresini uzatamazdı. Celâl Nuri Bey ise, ortada bir tavır takınıyor ve meclisin isterse iki sene sonra erken seçim kararı alabileceğini belirtiyordu; karar meclisindi. Nitekim yapılan oylamada meclisin süresinin dört yıl olarak kabul edilmesi üzerine meclisin de bu süreyi tam olarak kullanmasından yana bir tavır ortaya çıkınca; meclisin yegane bağımsız milletvekili olan Gümüşhane milletvekili Zeki Bey, “ne oldu hâkimiyeti millîye yahu” diye soracaktır.

adv
SON DAKİKA
19:02 - Hollanda'da Tramvayda silahlı saldırı: Ölü sayısı 3'e yükseldi (Şüpheli Türk kökenli)13:14 - Aralık 2018 işsizlik rakamları açıklandı12:19 - Yeni Zelanda'da iki camide cuma namazında silahlı saldırı: 49 ölü, 48 yaralı!00:08 - AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten Avrupa Parlamentosu'nda kabul edilen Türkiye raporuna sert tepki23:58 - Avrupa Parlamentosu Türkiye raporunu kabul etti!23:48 - Prof. Dr. Beril Dedeoğlu hayatını kaybetti!12:19 - CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu hakkında soruşturma12:15 - CHP'nin Ankara adayı Mansur Yavaş'tan ''sahte senet'' iddialarına yanıt08:34 - İstanbul'da hava 10 derece soğuyor, yağış geliyor!08:30 - 8 ilde FETÖ operasyonu: 58 polis hakkında gözaltı kararı08:15 - Gebze-Halkalı Banliyö Tren Hattı açıldı13:01 - 2018 büyüme rakamları belli oldu09:02 - ABD'den DEAŞ'lı militanlarına sahte pasaport21:32 - Erdoğan: S-400 sisteminin NATO ve ABD'nin güvenliğiyle ilgisi yok14:58 - Milli Savunma Bakanı Akar yeni askerlik sistemini açıkladı08:49 - Çocuk koruma derneğinin başkanı 8 yaşındaki oğlunu istismardan tutuklandı!08:23 - TOKİ'nin 50 bin sosyal konutuyla ilgili başvuru çarşamba günü başlıyor08:20 - Ankara'da 145 adrese uyuşturucu baskını10:11 - Şubat ayı enflasyon rakamları belli oldu22:01 - Afganistan'da sel ve su baskınında 20 kişi hayatını kaybetti22:03 - 2 Mart 2019 Tarihte bugün Türkiye'de ve dünyada neler oldu?13:05 - Peru'da 7.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi!12:06 - 9 yaşındaki tüketici Elif'in meşrubat firmasına karşı zaferi (Meşrubat firmasına 241 bin lira ceza)14:21 - Asya'da korkutan gerilim! Pakistan iki Hint savaş uçağını düşürdü: 3 ölü!13:12 - Tek tek insanlar açısından doğru olan yaklaşımlar toplumun tamamını da benzer biçimde etkiler mi?21:03 - Erdoğan: Bugün bize ihanet edenler gittikleri yere de ihanet edecekler22:03 - İstanbul'da tüm okullar pazartesi günü tatil16:03 - TBMM'nin 29. başkanı AK Partili Mustafa Şentop oldu22:52 - Venezuela'da ordu ile yerli halk arasında çatışma: 2 ölü!08:27 - AK Parti'nin meclis başkanı adayı belli oldu08:19 - "Venezuela Devlet Başkanı Maduro'dan Türkiye'de banka hesabı açın çağrısı" iddiası08:15 - Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump ile telefonda görüştü11:50 - Yerinden 1 liraya alınan salatalık halde 9 liraya satıldı!01:35 - Çanakkale'de 5 büyüklüğünde deprem!15:08 - MHP Lideri Bahçeli'den Burhanettin Kocamaz yorumu15:02 - İYİ Parti'nin Mersin'de Burhanettin Kocamaz'ı aday gösterememesi sonrasında yeni formül14:53 - TÜSİAD'ın yeni başkanı Simone Kaslowski oldu (Simone Kaslowski kimdir?)14:49 - TCDD Genel Müdürü İsa Apaydın görevden alındı13:25 - Gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı'ya 2 yıl hapis cezası00:55 - Mersin'de İYİ Parti’ye geçen Burhanettin Kocamaz aday olamadı (Liste YSK’ya geç verildi)00:23 - Cumhur İttifakı'ında son durum: 44 il AK Parti, 7 ilde MHP00:05 - Rusya ''sınırsız menzilli'' nükleer kruz füzesini test etti00:00 - Millet İttifakı'nda son durum: 29 il CHP'ye, 21 il İYİ Parti'ye00:53 - Binali Yıldırım istifa edip Meclis'e veda etti20:04 - Erdoğan: Ne pahasına olursa olsun sınırımızdaki terör koridorunu yıkacağız19:59 - Muğla Milas'ta maden sahasında heyelan sonucunda göçük: 2 ölü!02:15 - Kalın’dan FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in iadesi' iddiası ile ilgili açıklama19:44 - ABD Başkanı Trump: Suriye ile ilgili 24 saat içerisinde bir açıklama yapacağım19:35 - 'Poşet formalı Afganlı küçük Messi'nin annesi: Hayatımız mahvoldu, Taliban oğlumun peşinde10:28 - 2018 Kasım ayı işsizlik rakamları belli oldu19:46 - Soçi'deki Üçlü Suriye Zirvesi sonrası 3 liderden ilk açıklama19:40 - İstanbul Kartal'da yıkılan 8 katlı binayla ilgili 2 kişi tutuklandı17:18 - Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'dan ilaç zammı ile ilgili açıklama02:10 - İran'da Devrim Muhafızlarına yönelik intihar saldırısı: 27 kişi hayatını kaybetti!18:44 - İran/Hamaney: ABD ile hiçbir sorun çözülmez19:59 - İşte gripten korunmada etkili olan turpun 10 faydası14:59 - Erdoğan: Soğan, patlıcan, domates, biber üzerinden ters köşe yapmaya çalıştılar14:52 - Rusya altyapıyı test etmek için geçici olarak internetin fişini çekecek00:13 - İstanbul Çekmeköy'de askeri helikopter düştü: 4 asker hayatını kaybetti!15:48 - İlker Başbuğ: Kozmik Oda'yı açmasaydık suikastların arkasında TSK var denecekti15:41 - Erdoğa: Tanzim satış noktalarında temizlik ürünleri de satılacak23:00 - Erdoğan: Halde terör estirenlerin işini bitireceğiz22:49 - Kemal Kılıçdaroğlu CHP'nin 31 Mart yerel seçim bildirgesini açıkladı22:42 - İstanbul Kartal'da riskli binanın yıkımına başlandı18:22 - Erdoğan açıkladı: Kitap,dergi ve gazetede KDV kalkıyor16:16 - İstanbul'da Sebze meyve tanzim satış noktaları belli oldu02:27 - Yazar Şule Yüksel Şenler yoğun bakımda17:12 - Erdoğan: Tank Palet Fabrikası satılması söz konusu değil17:09 - İstanbul'da Karagümrük çetesine operasyon: 11 gözaltı01:08 - İstanbul Kartal'da 8 katlı bina çöktü: 21 ölü00:02 - Türkiye İhvan üyesi Muhammed Abdulhafız Hüseyin'i neden Sisi'ye verdi?20:05 - Bakan Albayrak: Artan gıda fiyatlarına karşı haftaya adım atacağız19:57 - Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras Ayasofya ve Ruhban Okulu'nu ziyaret19:04 - İngiltere'den dikkat çeken patates raporu15:50 - 500 ilaç piyasada bulunmuyor!13:39 - 4 Şubat 2019 Tarihte bugün Türkiye'de ve dünyada neler oldu?12:45 - 2019 Ocak ayı enflasyon rakamları belli oldu01:19 - Kolombiya'da barış anlaşmasına uymayı reddeden FARC lideri Rodrigo Cadete öldürüldü23:24 - Erdoğan: Suriye'deki koalisyon güçlerine güvenemeyiz23:20 - Trump: Venezuela'ya asker göndermek bir seçenek18:29 - ABD'den sonra Rusya da nükleer silah anlaşmasını askıya aldı18:25 - Adana'da 4,3 büyüklüğünde deprem21:20 - Erdoğan'dan kentsel dönüşüm açıklaması: Müteahhide evinizi vermeye mecbur değilsiniz21:06 - Kitap satışlarında KDV sıfırlandı21:34 - ABD Başkanı Trump'tan Taliban, Kuzey Kore, İran ve DEAŞ'e ile ilgili açıklama19:42 - Trump'tan muhalif lider Guaido'ya destek telefonu!13:53 - Erdoğan: Fazıl Say'ın konserine gittik, linç kampanyası başlattılar22:14 - AK Parti İstanbul Büyüksehir Belediye Başkan adayı Yıldırım'dan TBMM Başkanlığı görevinden istifa kararı16:29 - Zabıta memuruna tokat atan eski daire başkanı, hakim karşısında kendini savundu16:01 - HDP 31 Mart yerel seçimlerinde üç büyükşehirde aday çıkarmayacak15:55 - İstanbul Tuzla'da tersanede yangın: 2 ölü, 11 yaralı!13:17 - CHP'nin İstanbul belediye başkan adayları belli oldu13:05 - CHP'nin İzmir belediye başkan adayları belli oldu02:17 - CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu istifa etti!02:12 - CHP'nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı belli oldu15:17 - 31 Mart yerel seçimde partilerin oy pusulasındaki yeri belli oldu15:11 - Filipinler'de katolik kilisesine bombalı saldırı: 27 ölü01:23 - Erdoğan'dan marketlerdeki yüksek fiyatlara tepki: Bunun adı ticaret değil ihanet13:49 - 26 Ocak 2019 Tarihte bugün Türkiye'de ve dünyada neler oldu?13:41 - Antalya Havalimanı'nda hortum: 12 yaralı
Henüz yorum yapılmamış. Yorum yapmak için tıklayın
lütfen bekleyiniz
Yorumunuz:
Yazarın Diğer Makaleleri

Son Haberler Bölümler