Güncelleme: 14:53 TSİ 18 Ocak 2019 Cuma
Makale detayı
Facebook'ta Paylaş

1924 Anayasası'nı kurucu meclis yapmadı

Cemil Koçak
Güncelleme: 09:42 TSİ 22 Ekim 2011 Cumartesi

 

1924 anayasası tek partili bir meclis tarafından hazırlandı; fakat sanıldığının aksine önemli tartışmalara neden oldu; pek çok madde önerisi reddedildi ya da değiştirildi.

1924 anayasası sadece CHP’lilerden oluşan ikinci meclis tarafından gündeme alındı; hayret edilecek nokta, bu sırada tek parti yönetimi henüz kurulmadığı ve kurulacağına ilişkin bir işaret de bulunmadığı halde, CHP içinde meclise yansıyan tartışmaların serbestliği ve çeşitliliğidir. Yeni anayasanın tartışılmaya başlandığı şu günlerde ilkinin yarattığı bazı görüş ayrılıklarını hatırlamanın zamanıdır.

Günümüzde dillendirilen olağan meclislerin anayasa yapamayacaklarına ilişkin görüş de, ikinci meclisin toplanmasından sonra yapılan bu yeni anayasanın yapım süreciyle çelişmektedir. İkinci meclis, cumhuriyetten önce seçilmiş, cumhuriyeti ilân etmiş ve ardından da yeni bir anayasa yapımına karar vermişti. Bunu yapan bizzat CHP idi. Günümüzde anayasaların ancak kurucu meclisler eliyle yapılabileceğine ilişkin görüşlerin kaynadığı ise, 27 Mayıs sonrasındaki siyasal pratiktir. Zaten eğer öyle olsaydı, 1982 anayasasının da meşruluk temeli tartışmalı olurdu; ne de olsa kurucu meclis tarafından değil, danışma meclisi ile MGK tarafından kaleme alınmıştı! Ayrıca, anayasanın maddelerini değiştiren bir olağan meclisin, daha çok maddeyi niçin değiştiremeyeceği sorusuna verilecek yanıt merakla beklenmeyi hak etmektedir. Acaba olağan meclislerin anayasanın belirli sayıdaki maddelerini değiştirmeye yetkili, fakat daha fazla sayıdaki maddelerini ise değiştirmeye yetkisiz olduklarına ilişkin bir anayasa maddesi mi vardır? O halde soru basittir: olağan meclisler anayasanın kaç maddesini değiştirmeye yetkilidir? Araya belirli süreler konulmak kaydıyla parça parça değiştirmek uygun mudur? Bir kurucu meclis oluşturmaya kalkışmak anayasaya açıkça aykırı olduğuna göre, bu görüşün tek amacının yeni bir anayasa yapımına set çekmek olduğu gayet açıktır.

Güçler birliği ilkesi

1924 anayasası, birinci meclis geleneğini sürdürerek güçler birliği ilkesine göre düzenlenmişti. Zaten Atatürk de birinci mecliste olsun, daha sonra olsun, yaptığı bütün konuşmalarda, güçler birliğinden yana tavır almış; güçler ayrılığını savunan düşünürleri ve görüşleri sert bir şekilde eleştirmişti. Atatürk, 1921 yılının başlarında mecliste yaptığı bir konuşmada, güçler ayrılığı ilkesinden söz eden üyelere karşı çıkıyor ve güçler birliğini savunuyordu. Hayatı boyunca da bu düşüncesine sadık kaldı. Bu bakımdan Atatürk’ün partisi olmakla övünen CHP’nin hali hazırda nasıl olup da güçler ayrılığı tezini öne sürdüğünü anlamak kolay değildir; aslında bu önerinin de yeni olmadığına ve CHP’nin anayasal ilke olarak güçler birliğinden güçler ayrılığı formülüne çok daha eski tarihlerde, daha DP iktidarının sonlarında geçtiğini hatırlamak gerekir. CHP’nin elli yıldan uzun bir zaman önce de  tıpkı bugün gibi geçmişine sahip çıkmamayı tercih ettiğini görüyoruz; bunu hiçbir zaman yüksek sesle dile getirmek istemese de. Çünkü, o zaman olsun, bugün olsun parti yönetimi hem Atatürk’ün ilkelerinden vazgeçtiği yolunda bir görüntü vermekten kaçınmaya çalışıyor, fakat diğer yandan da günlük politikanın gerçekleri karşısında daha fazla direnemiyordu.

Bu ilke gereğince egemenliğin sahibi olan millet, vekâlet verdiği temsilcileri aracılığıyla egemenliğini hiçbir güçle paylaşmadan kullanabiliyordu; yani meclisin yapamayacağı hiçbir şey yoktu; bağlı olduğu tek şey anayasanın kendisiydi. Anayasa komisyonu üyesi Celâl Nuri Bey, güçler birliği ilkesine son derece özen gösterildiğini, çünkü meclisi ve cumhuriyeti yaratanın bu ilke olduğunu açıklıyordu. Meclis doğrudan milletti ve “istediği gibi” yürütmeyi tanzim ederdi. Komisyon, anayasanın bir kurucu meclis tarafından yapılması gerektiği yönündeki görüşlere katılmadığını belirtiyordu. İzmir milletvekili Şükrü Bey, güçler ayrılığından yana olan düşünürleri eleştiriyor ve bunun yanlış bir fikir olduğunu açıklıyordu. Hatta Tunalı Hilmi, Türkiye devletinin bir halk devleti olduğunun anayasaya geçmesini istiyordu. Ne var ki bu öneri taraftar bulmayacak ve reddedilecektir. Yine Tunalı Hilmi’nin Türkiye devletinin halk cumhuriyeti olduğu yönündeki önergesi de aynı âkıbete uğrayacaktır.

Atatürk’e bile verilmeyen yetkiler

Anayasa önerisinde Cumhurbaşkanına hükûmetin görüşünü alarak gerekçesini meclise ve millete bildirmek şartıyla meclisi erken seçime götürme yetkisi tanınıyordu. Bu açıkça meclisi fesh yetkisiydi. Ancak daha işin başında madde geniş tartışmalar yaratmıştı; o kadar ki, anayasa komisyonu başkanı Yunus Nadi, daha tartışmalar başlamadan söz almak isteyen üyelerin sayısının fazlalığını görünce komisyonun maddeyi geri almak istediğini açıklamıştı. Bu öneri bile tek başına usul tartışmaları yaratmıştı. Saruhan milletvekili Reşat Bey, bizzat Atatürk’e verilmek istenen yetkiye karşı çıkıyor ve “Gazi paşa hazretleri kat’iyyen emin olsunlar ki, millet yine kendi tabir ve tavsiyeleri veçhile hâkimiyetlerinden bir zerresini ismi ve makamı her ne olursa olsun ve kim olursa olsun hiçbir makama, hiçbir ferde tevdi ve teslim etmeyecektir.” diyor ve bu konuşma mecliste “yaşa” sesleri ve alkışlarla karşılanıyordu! Reşat Beye göre, “ferdi saltanat, ferdi hâkimiyet” görüşünde bulunanlar millet gözünde töhmet altına gireceklerdi. Bizzat Atatürk bir zamanlar hâkimiyeti millîyeden ödün verilemeyeceğini açıklarken, Reşat Bey, şimdi artık bu görüşten vaz mı geçildiğini soruyordu. Bizzat Başbakan İsmet İnönü ile kişisel polemiğinden sonra da, alkışlar arasında devamla, “Allah Reisicumhur olsa, kat’î arz ediyorum, kestiriyorum, (“hâşâ” sesleri) Hâşâ, melaikei kiram heyeti vekile olsa fesih selâhiyetini verecek yoktur.” diyordu.

Bir üye de, bu yetkiden dolayı meclisin özgürce çalışıp karar alamayacağından endişe ettiğini söylemişti. Her an dağıtılmak endişesiyle meclis kendisini serbest hissedemez ve karar alamazdı. Hiç kuşkusuz fesih yetkisi eski günlerin kötü tecrübelerini de çağrıştırıyordu. Sultanlara tanınan yetki çok kez suistimal edilmiş ve demokratik gelişmelerin önüne set çekmişti. Bu tecrübeler hafızalarda yer etmiş iken, yeniden aynı yetkinin gündeme gelmesi, pek çok meclis üyesi için kabul edilemezdi. Karasi milletvekili Süreyya Bey, hâkimiyeti millîye ile cumhuriyet arasında kurulan ve cumhuriyeti, hâkimiyeti millîyenin en yüksek şekli gören anlayışa karşı uyarıda bulunma ihtiyacını hissetmiş olmalıydı ki, pek çok cumhuriyetin hâkimiyeti millîye ilkesinden uzak idareler olduğunu vurgulamaktaydı. Bunlar ancak lâfın gelişi böyleydi; gerçekte ise meclisin fesh yetkisi, aslında güçler birliği ilkesine de aykırıydı.  Güçler birliği ilkesi uyarınca hâkimiyeti millîye esasına uygun şeklin bu olmadığını, aksi davranışın olsa olsa irtica olacağını açıklıyordu. Yeniden “taht ve saltanat kurulması” mümkün değildi artık. Milletin yegane egemenlik kurumu olan meclisi dağıtacak yetkinin bir şahsa verilmesi kabul edilemezdi. Eski acı tecrübeler de zaten verilmemesi gerektiğini söylüyordu.

Bütün bu sert eleştiri ve tartışmalardan sonra Recep Peker, vatanın yüksek çıkarları gerektirdiğinde bu yetkinin Cumhurbaşkanında olmasında ısrar ediyordu; onun yeni önerisine göre, fesih kararının yürürlüğe girmesi için kararın meclisin üçte iki çoğunluğunca reddedilmemesi yeterli görülmeliydi. Ne var ki önerge kabul edilmeyecektir. Fesih yetkisi mecliste 130 üyenin katıldığı oturumda 126 üyenin oyuyla reddedilecektir.

Cumhurbaşkanının bugün olduğu gibi yedi yılda bir seçilmesi önerisi de çok tartışıldı. Süre uzun bulunmuştu. Ayrıca meclis tarafından seçilen Cmhurbaşkanı bir sonraki meclise üye olarak seçilemezse ne olacaktı?  Yunus Nadi, istikrar amacıyla sürenin uzun tutulduğunu belirtiyordu. Ebubekir Hâzım Tepeyran, “Yalnız Gazi Paşa Hazretlerinin bütün dünyaca ve bizce müsellem fıtrati nadiranelerini göz önüne alarak, tabiî ona göre kanunu esasi yapılmaz. Binaenaleyh ona kemali hürmetimiz, kemali emniyetimiz olmakla beraber biz de düşünürüz. Çünkü maalesef kendilerine hayatı ebediye vermek bizim elimizde değildir.” diyordu. Anayasa komisyonu üyesi Celâl Nuri Bey, sürenin Atatürk’ün şahsı için öngörülmemiş olduğunu vurgulamak istemişti.

Süreye ilişkin uzun görüşmelerden sonra; yedi yıllık süre mecliste dörde düşürülmüştü. Bu suretle güçler birliği ilkesine de uygun bir şekil bulunmuş oluyordu. Cumhurbaşkanının meclisçe seçileceği ilkesi kabul görmüştü; süresi de belirlenmişti; buna karşılık ilk formülde olmayan bir şekil de gündeme gelmişti. Cumhurbaşkanının muhakkak meclis içinden seçilmesi ilkesi. Böylece Cumhurbaşkanı partisiyle ilişkisini devam ettirebilecek, fakat meclis görüşmelerine katılamayacağı gibi, oy da kullanamayacaktı. Yunus Nadi, Cumhurbaşkanına getirilen bu kısıtlamalara karşı çıkmıştı. Bazı üyeler ise meclis dışından da Cumhurbaşkanı seçilebilmesinin yararına değiniyorlardı. Ne var ki, bu öneri yerinde görülmeyecek ve Cumhurbaşkanının dört yılda bir meclisçe ve meclis üyeleri arasından seçilmesi uygun görülecektir. Oysa Hakkı Tarık Us, Cmhurbaşkanının meclisteki görüşmelere katılmasından ve oy da kullanmasından yanaydı. Diğer yandan, gerekirse Cumhurbaşkanının hükûmete başkanlık edebileceği kabul edilecektir. Ancak gerektikçe meclise de başkanlık edebileceğine yönelik öneri kabul görmemişti.

Cumhurbaşkanının meclisten geçen yasa tasarılarını veto edebileceğine hüküm de epey tartışma yaratmıştı; güçler birliği ilkesinin bu suretle göz ardı edildiğini belirten üyeler, meclisin ikinci kez üçte iki çoğunluk bulmasını öngören bu yöntemin doğru olmadığı kanısındaydılar. Feridun Fikri Bey, meclisin yasama yetkisini kısıtlayan bu veto yetkisine karşı çıkıyordu. Nitekim eleştiriler ciddiye alınacak ve Cumhurbaşkanının bugün olduğu gibi yasa tasarılarını ikinci kez görüşmek üzere meclise yeniden iade etmesi uygun görülecek; yalnız meclisin belirli bir çoğunluk aranmaksızın tasarıyı yeniden onaylaması halinde Cumhurbaşkanının tasarıyı onaylamak zorunda kalacağına hükmedilecektir.

Başkumandanlık yetkisinin Cumhurbaşkanına verilmesini öngören madde de hayli tartışma yaratmıştı: Bu maddenin Atatürk’ün özel durumu göz önüne alınarak hazırlandığını belirten bazı üyeler, gelecekte yani Atatürk’ten sonra onun yerine gelebilecek sivil Cumhurbaşkanları da olabileceğini belirterek, başkumandanlık yetkisinin sivile bırakılamayacağını ileri süreceklerdir. Sonunda Recep Peker’in önerisi olan, başkumandanlığın meclisin manevî şahsiyetinde bulunduğu, ancak Cumhurbaşkanı tarafından temsil olunduğu yolundaki hüküm kabul görecektir.

KADINLAR DA TÜRK MÜDÜR?

Milletvekili seçilme hakkını içeren ilgili madde görüşülürken, birdenbire gözden kaçan küçük bir ayrıntı gündeme geldi; madde, otuz yaşını dolduran her Türkün milletvekili seçilebileceğinden söz ediyordu.  Bir milletvekili kadınların da böylece milletvekili seçilebileceğinden söz edince, çünkü kadınlar da Türktüler, tartışma açıldı. Feridun Fikri Bey, zaten amacın da bu olduğunu, kadınların da oy kullanacaklarını söyleyince, bazı üyeler, bu görüşü desteklemekle kalmadılar, ayrıca anayasanın ilgili maddesi gereğince ortaya çıkacağını umdukları seçim yasasında bu durumun gerçekleşeceğini de belirttiler. Hatta komisyon görüşmeleri sırasında da bu konuya değinilmişti; ancak konunun seçim yasasıyla ilgili olduğu söylenmiş ve bu konuda çoğunluk oyu oluşmuş olduğundan, anayasa maddesi bu şekilde kaleme alınmıştı. Fakat başka üyeler aynı görüşte değillerdi ve Recep Peker söz alma gereğini duymuştu. Peker’e göre, bazı ifadelerden kadınların Türk tanımı içinde yer almayacakları gibi bir yoruma gidilebileceğinden endişe ediyordu. Böyle bir görüş ya da değerlendirme tutanakta yer alırsa sakıncalı olurdu. Bir öneri de maddenin kadın-erkek her Türk şeklinde kabulü yolundaydı. Anayasa komisyonu başkanı Celâl Nuri Bey ise, kadınların gelecekte oy kullanmasından ve milletvekili dahi seçilmelerinden yana olduğunu açıklıyor, ancak bunun sırasının henüz gelmediği gibi bir düşünce ile olsa gerek, maddenin “her erkek Türk” olarak değiştirilmesini istiyordu. Nitekim kadın-erkek her Türk şeklindeki değişiklik önerisi reddedilecek ve Peker de, “kadına hak vermediniz; bari alkışlamayın yahu” diyerek, önerinin reddini protesto edecektir. Madde “her erkek Türk” olarak değiştirilmişti!

Sıra yemin metnine gelince

Milletvekillerinin yemin metninde Cumhuriyet esaslarına sadakat de bulunuyordu; fakat bu yeterli bulunmamış olacak ki, milletin kayıtsız şartsız egemenliğine karşı bir amaç izlenmeyeceğine ilişkin bir cümlenin de yemine eklenmesi önerisi kabul edilecektir.

Türkiye kelimeleri Türk olarak değiştirilsin mi?

MERSİN milletvekili Niyazi Bey, yasada yer alan bütün Türkiye kelimelerinin Türk olarak değiştirilmesini istemişti. Niyazi Bey, sadece bunu önermekle kalmamış; Türkiye sözcüğüne de karşı çıkmıştı. Türkeli demek daha uygun olurdu. Türkiye kelimesi İtalyancadan geliyordu ve Arapçaydı. Ancak önerisi reddedilecektir.

Bakan yardımcıları istemiyoruz!

ANAYASA önerisinde bakan yardımcılıkları kurulması isteniyordu; hatırlanacağı gibi, 12 Eylül’deki  son anayasa değişikliği ile bugün de bu ilkeye geri dönülmüştür. Fakat bakan yardımcılığı kulağa pek yeni gelen bir öneriydi; o zamana kadar hiç uygulanmış da değildi. Bu bakımdan itirazlar yoğun olacaktır: Hele milletvekillerinin de bakan yardımcılığı yapabileceğini öngören anayasa önerisi iyice yabancı gelmişti. Bakan yardımcılığının tamamen kaldırılması da istenmişti. Karşı görüş, bu uygulamanın “adam yetiştirme” noktai nazarından yararlı olacağı yönündeydi. Anlaşılan bakan yardımcılığı bir nevi çıraklık olarak görülmüştü ya da anlaşılmıştı. Gerçi anayasa önerisinde bakan yardımcılığı değil, muavinlikten söz edilmişti, fakat bunun pratikte ne anlama geleceği belirsiz gibiydi. Kimisi de öneriyi tamamen farklı anlamıştı; bazılarına göre, muavinden kasıt müsteşardı, hatta siyasî müsteşardı. Bir nevi bakanlık işlerinde bakana siyasî bakımdan da yardımcı olacak kişi. Nitekim Celâl Nuri Bey de bu yorumu anayasa komisyonunun da benimsediğini belirtecektir. Bakan yardımcılığı ya da siyasî müsteşarlık önerisi reddedilecektir. Fakat aradan on yıldan fazla zaman geçtikten sonra 1937 yılında yapılan anayasa değişikliğiyle siyasî müsteşarlıklar yeniden gündeme gelecek ve bu kez üzerinde hiçbir tartışma açılmaksızın kabul de edilecektir. Aradan çok kısa bir süre geçtikten sonra ise İnönü’nün Başbakanlıktan ayrılmasından sonra bu madde yeniden değiştirilecek ve siyasî müsteşarlık kurumuna son verilecektir. Uygulama sadece birkaç ay sürebilmişti!

Meclis süresini uzatabilir mi?

GENELLİKLE hatırlanmaz, fakat 1921 anayasasına göre meclis sadece iki yıl için seçilmişti; bu nedenle 1923 seçimi sonucunda oluşan meclisin ömrü iki yılla sınırlıydı; oysa şimdi anayasa yeniden yapılıyor ve meclisin süresi dört yıla çıkarılıyordu; peki o zaman bu meclis iki yıllık mı olacaktı, yoksa yeni anayasaya göre dört yıl mı hüküm sürecekti sorusu da tartışmalara neden olacaktır. Bazı üyeler, dört yılın etik olarak da, siyasî olarak da doğru olamayacağı kanısındaydılar, onlara göre dört yıllık meclis ancak anayasanın kabulünden sonra gelecek olan yeni meclis olabilirdi, kendileri sadece iki yıl için seçilmişlerdi. Aksi hâkimiyeti millîyeye tecavüz olurdu. Meclis kendi kendine süresini uzatamazdı. Celâl Nuri Bey ise, ortada bir tavır takınıyor ve meclisin isterse iki sene sonra erken seçim kararı alabileceğini belirtiyordu; karar meclisindi. Nitekim yapılan oylamada meclisin süresinin dört yıl olarak kabul edilmesi üzerine meclisin de bu süreyi tam olarak kullanmasından yana bir tavır ortaya çıkınca; meclisin yegane bağımsız milletvekili olan Gümüşhane milletvekili Zeki Bey, “ne oldu hâkimiyeti millîye yahu” diye soracaktır.

adv
SON DAKİKA
12:07 - 18 milyon öğrenci için karne günü10:41 - İstanbul'un Beşiktaş'ta sahte konsolosluk binası açıp, Karadağ vatandaşlığı sattılar12:18 - Prof. Dr. Canan Karatay: Çocuklar yumurta tereyağıyla cin gibi olurlar00:53 - 17 Ocak Perşembe gün hangi illerde okullar tatil23:29 - İngiltere'de Theresa May hükümeti güvenoyu almayı başardı17:46 - Suriye'de YPG'nin denetimindeki Münbiç'te patlama: 4 ABD askeri öldü01:52 - Yoğun kar yağışı nedeniyle yurdun bir çok noktasında ulaşımda zorluklar yaşanıyor00:37 - 16 Ocak Çarşamba günü hangi il ve ilçede okullar tatil?14:26 - Ekim 2018'de işsizlik rakamları belli oldu08:13 - 15 Ocak Salı günü hangi illerde okullar tatil?23:17 - Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trump ile Süriye'yi görüştü14:34 - ABD Dışişleri Bakanı Pompeo'dan Trump'ın ''Türkiye'yi tehdit'' mesajlarıyla ilgili açıklama14:28 - Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu'ndan Trump'ın sözlerine sert tepki!10:27 - Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun'dan Trump'ın sözlerine yanıt10:21 - Cumhurbaşkanlı sözcüsü Kalın'dan Trump'a yanıt: Suriyeli Kürtleri PKK ile bir tutmak ölümcül bir hatadır00:05 - 14 Ocak Pazartesi hangi illerde okullar tatil?)00:00 - Paris'te eylemde çıkan olaylarda 167 sarı yelekli gözaltına alındı17:07 - AK Parti'nin Sakarya belediye başkan adayları belli oldu17:02 - CHP Lideri Kılıçdaroğlu'dan Binali Yıldırım'a YSK yanıtı16:53 - Esad rejimi Münbiç çevresine askeri yığınak yapmaya başladı!16:50 - Emeklilerin maaş farkının ödeneceği tarih belli oldu18:11 - 12 Ocak 2019 Tarihte bugün neler oldu?17:15 - Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Kocaeli Belediye Başkan Adaylarını açıkladı17:10 - HÜDA PAR'dan 31 Mart 2019 yerel seçim kararı05:44 - Prof. Karatay: Ekmekte kabarmayı sağlayan glamür maddesi beyinde morfin etkisi yapıyor!01:48 - Trump, acil durum ilandan çark etti22:08 - Doğu Karadeniz'de PKK operasyonu22:00 - ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Bolton'dan Türkiye açıklaması16:50 - Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Trabzon Belediye Başkan adaylarını açıkladı00:54 - 11 Ocak Perşembe günü kar yağışı nedeniyle eğitime bir gün ara verilen iller00:35 - 10 Ocak Perşembe günü okullarda kar tatili olan il ve ilçeler23:19 - ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'dan Suriye'den çekilme ile ilgili açıklama22:56 - Heyet Tahrir-üş Şam İdlib'de kontrolü sağlamaya çok yaklaştı22:51 - Soğuk havayla doğalgaz tüketimi 8 Ocak'ta rekor kırdı01:25 - Kar yağışı nedeniyle Türkiye'de çok sayıda noktada ulaşımda zorluklar yaşanıyor (Yollarda son durum)00:13 - 9 Ocak Çarşamba günü hangi illerde kar nedeniyle okullar tatil?15:54 - Beştepe'de John Bolton ile görüşen İbrahim Kalın'dan ilk açıklama15:14 - Erdoğan: Bolton'ın muhatabı İbrahim Kalın'dır15:07 - Beştepe'de ABD heyetiyle kritik görüşme09:57 - Ordu için CHP ve İYİ Parti arasında İdris Naim Şahin bilmecesi00:05 - 8 Ocak Salı günü hangi illerde okullar tatil?20:09 - Trump: DAEŞ'le mücadele ederken Suriye'den uygun bir şekilde çekileceğiz20:02 - Binali Yıldırım: Uber için ortak yol bulunur14:57 - Beyin Haritalama Vakfından Prof. Nevzat Tarhan'a 2019 Golden Axon Liderlik Ödülü14:53 - Şanlıurfa Suruç'ta işçi ve öğrenci servisleri çarpıştı: 3 ölü, 13 yaralı!09:51 - Kar yağışı nedeniyle Türkiye'de çok sayıda noktada ulaşımda zorluklar yaşanıyor (Yollarda son durum)23:40 - İstanbul'da beklenen kar yağışı başladı23:21 - 7 Ocak 2019 Pazartesi günü hangi illerde okullar tatil olacak?23:15 - Endonezya'da 7 büyüklüğünde deprem meydana geldi23:07 - Eski YPG'li Silo: ABD'den aldığımız silahları geri vereceğimize dair bir kağıt imzalamadık19:56 - Gripten korunmanın en basit yolu elleri yıkamaktır22:05 - ABD: Suriye'den çekilmek için belirli bir takvim yok17:11 - Cumhurbaşkanı Erdoğan: Pakistan'ın FETÖ adımı memnuniyet verici16:49 - CHP'de yerel seçim için 4 büyükşehir ve 4 il adayı belli oldu16:41 - MHP Lideri Bahçeli'den parti teşkilatına seçim genelgesi16:37 - Dışişleri'nden ABD Dışişleri Bakanı Pompeo'ya tepki14:30 - Kaşıkçı cinayeti davasında 5 infaz timine idam talebi10:34 - Memur ve emekli maaşının 2019 zam oranı belli oldu10:24 - 2018 yılı enflasyon rakamları açıklandı00:32 - Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan teşkilata ''Cumhur İttifakı'' uyarısı00:20 - 4 ilde okullara kar tatili23:16 - Suriye rejiminden "400 YPG'li Münbiç’i terk etti" iddiası20:10 - AK Parti Samsun İl Başkanı Hakan Karaduman açığa alındı20:02 - MHP'de Samsun İl Başkanı Tekin görevden alındı, Milletvekili Erhan Usta disipline verildi13:13 - Çin 13 yıllık askeri haberleşme anteni projesini bitirdi12:58 - Danimarka'da köprü üzerinde tren kazası: En az 6 ölü12:49 - İstanbul'da su faturasına %15 indirim00:15 - ABD'den işgalci Siyonist İsrail'e Suriye konusunda güvence20:40 - Erdoğan, AK Parti'nin Ankara ilçe belediye başkanı adaylarını açıkladı16:00 - İstanbul Büyükada'da at ahırlarında yangın14:57 - ''Brokoli buharda birkaç dakikalık pişirme veya çiğ tüketilmesi gerekir''20:28 - 2. Ordu Komutanı Org. Temel neden görevden alındı?20:23 - ÖTV ve KDV indirimleri 3 ay daha devam edecek12:50 - 2019 yılı için yeni uygulamalar yarın başlıyor (Hayatımızda neler değişecek?)09:57 - Hava Kuvvetleri'nde FETÖ operasyonu: 60 muvazzaf asker hakkında gözaltı kararı09:52 - 2019 Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV) artış oranı belli oldu23:12 - MHP 31 Mart yerel seçim için 402 belediye başkan adayını daha açıkladı23:05 - 12 ilde pazartesi okullara kar tatili (31 Aralık Hangi illerde okullar tatil edildi?)22:53 - Binali Yıldırım AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı13:39 - İşte AKN'siz internet fiyatları (Adil Kullanım Kotası ne zaman kalkacak?)13:14 - ABD:Suriye'de savaş henüz bitmedi, silahları YPG'den geri isteyemeyiz12:44 - Konya'da bir evde çıkan yangında 4 çocuk öldü!15:15 - "Esad güçleri Münbiç'e girdi" iddiasına Pentagon'dan yalanlama15:08 - Milli Savunma Bakanlığı'ndan Münbiç açıklaması15:03 - Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov'dan Münbiç açıklaması14:57 - Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan ''Esad güçlerinin Münbiç'e girdi'' ile ilgili açıklama22:34 - 14 ilde okullara kar tatili (Hangi illerde kar nedeniyle okullar tatil edildi?)15:38 - CHP'li aday Ekrem İmamoğlu İstanbul için hedeflerini açıkladı15:34 - Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Muhtarlar Toplantısı'nda Kılıçdaroğlu'na yınıt23:37 - ABD Başkanı Trump'tan Irak'a sürpriz ziyaret22:53 - 13 ilde okullarda bir gün kar tatili19:25 - RTÜK'ten Fox TV ve Halk TV'ye para ve kapatma cezası17:51 - TBMM Başkanı Binali Yıldırım'dan istifa sorusuna yanıt: Konu benim dışımda17:46 - Erdoğan: BM'de adalet diye bir şey beklemeyin17:34 - Rusya: ABD'nin çekileceği bölgeler Suriye hükümetine bırakılması gerekir17:20 - Adalet Bakanı Gül'den İsrailli mevkidaşına yanıt17:10 - Esad'dan Suriye'nin kuzeyinde "uçuşa kapalı alan" hamlesi09:00 - Ankara ve 20 ilde kar nedeniyle okullar tatil edildi(Hangi illerde okullar tatil edildi?)18:56 - 2019 Asgari Geçim İndirimi kaç lira oldu? (Asgari Geçim İndirimi nasıl hesaplanır?)18:49 - 2019 işsizlik maaşı ne kadar oldu?
Henüz yorum yapılmamış. Yorum yapmak için tıklayın
lütfen bekleyiniz
Yorumunuz:
Yazarın Diğer Makaleleri

Son Haberler Bölümler