Güncelleme: 15:38 TSİ 27 Aralık 2018 Perşembe
Haber detayı
Facebook'ta Paylaş

CHP'li aday Ekrem İmamoğlu İstanbul için hedeflerini açıkladı

SON DAKİKA FLAŞ HABER... İBB Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu için düzenlenen tanıtım toplantısında konuşan CHP lideri Kılıçdaroğlu, ''İstanbul ihanet edilmemesi gereken, korunması gereken bir kenttir'' dedi. İmamoğlu ise yaptığı konuşmada ''İstanbul Ankara'dan yönetilemez. İstanbul ne yazık ki iradesi bağlı yöneticiler tarafından da yönetilemez yönetilemiyor'' ifadelerini kullandı. Ekrem İmamoğlu İstanbul ile ilgili 5 hedefini de açıkladı.
CHP'li aday Ekrem İmamoğlu İstanbul için hedeflerini açıkladı
Güncelleme: 15:38 TSİ 27 Aralık 2018 Perşembe

Son dakika flaş haber!

CHP'nin İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu için, Haliç Kongre Merkezi'nde tanıtım toplantısı düzenlendi.

İmamoğlu toplantıda seçim vaatlerini açıkladı, İstanbul'a ilişkin 5 hedefini anlattı.

Ekrem İmamoğlu'dan önce kürsüye çıkan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, toplantıda yaptığı konuşmada, İstanbul'un sıradan bir kent olmadığının altını çizdi.

"İstanbul'u yönetmek için irade lazım. İstanbul'u yönetmek için bilgi lazım. İstanbul'u yönetmek için deneyim lazım, Üçü kimde var? Ekrem İmamoğlu'da" ifadelerini kullanan Kılıçdaroğlu, Ekrem İmamoğlu'nu Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na aday gösterme kararının sıradan bir karar olmadığını aktardı.

Aday adaylarının da son derece değerli olduğunu ve onlara da şükran borçlu olduklarını dile getiren Kılıçdaroğlu, "Sonuçta bir kişi için karar vereceksiniz. O nedenle aday adaylarımızı da yürekten kutluyor, onlara da hepinizin huzurunda selamlarımı ve saygılarımı sunuyorum" diye konuştu.

İstanbul'un, şairlerin, yazarların, ressamların ilham kaynağı olan bir kent olduğunu aktaran Kılıçdaroğlu, "İstanbul'a aşık olursunuz. İstanbul sizi yüreğinizden yakalar. Böyle bir kenttir, böyle bir metropoldür. İstanbul, Fatih'in fethettiği ve bize emanet ettiği bir kenttir İstanbul. Fatih'in bir portresi vardır. Bir gülü ya da karanfili koklarken. O İstanbul'un ne olduğunu, İstanbul'un nasıl korunması gerektiğini bilen bir devlet adamıydı ve İstanbul'u onun koyduğu ilkeler, onun verdiği ruhla yönetmek zorundayız. Fatih, İstanbul'u aldığında Haliç'te koyun otlatmayı yasaklamıştır, doğaya zarar verilmesin diye. Dolayısıyla İstanbul'u alan kahraman İstanbul'un ne olduğunu çok iyi biliyordu. Boğaz'ı, Adalar'ı, Marmara Denizi ile dünyanın en güzel kentlerinden birisidir İstanbul" dedi.

"İSTANBUL, İHANET EDİLMEMESİ GEREKEN BİR KENTTİR"

İstanbul'un güzelliklerine vurgu yapan Kılıçdaroğlu, şöyle dedi:

"Boğaz'ı gezersiniz, 1-1,5 saatlik bir vapur seyahati; o güzellikleri izlerken sizin şair olmamanız mümkün değil. Geçmişe gitmemeniz mümkün değil. Geçmişinize gidersiniz, o yalılar, manzaralar, insanlar, martılar, martılara ekmek atan fidan gibi gencecik çocuklar. Hep beraber İstanbul'u doya doya seyrederiz. Böyle bir İstanbul var. Üniversitelerin, medyanın, sanatın merkezidir aynı zamanda İstanbul. Birden fazla üniversite var, yüzlerce demiyorum ama şu anda sayısını bilmiyorum kaç üniversitemiz var- çok sayıda üniversitenin olduğu bir kenttir, medyanın merkezidir, kültürün ve sanatın da merkezidir aynı zamanda İstanbul. Şimdi mi böyle? Hayır. Tarihsel derinliği içinde o kültürel zenginliğini hep korumuştur ve korurken de onun üzerinde yeni şeyler eklemiştir, yeni yazarlar, yeni ressamlar, yeni öykücüler. Yani sanatın 7 dalını İstanbul'da görmek, İstanbul'da yaşamak mümkündür. Yönetenlerin 'Biz sana ihanet ettik' itirafında bulundukları bir İstanbul. Bunu itiraf ettiren İstanbul'un ruhudur, kimliğidir aslında. O ruha ve o kimliğe baktığınızda yıllardır yönettiğiniz bir kentte nasıl ihanet ettiğinizi görüyorsunuz ve bunu İstanbul size itiraf ettirmek zorunda kalıyor ve çıkıp bu ifade tarihin tozlu sayfalarında değil, günümüzde hepimizin gördüğü, hepimizin bildiği bir tanım olarak önümüze konuyor. Dolayısıyla İstanbul, ihanet edilmemesi gereken bir kenttir, korunması gereken bir kenttir. Doğasıyla, kültürüyle, edebiyatıyla, deniziyle ve ormanlarıyla, bütün canlılarıyla korunması gereken bir kenttir."

''FATİH, İSTANBUL'U YEŞİLLİKLERİ YOK EDİN DİYE ALMADI''

İstanbul'un trafik sorununa değinen Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

"Çalışanların zamanlarının büyük kısmını trafikte geçirdikleri bir kenttir İstanbul aynı zamanda. Oysa çalışanlar çok kısa süre içinde işlerinin başına gitmek isterler ama bu tablo bugün yaşanmıyor. Bu tablonun değişmesi lazım. İnsanlar hayatlarının önemli bir kısmını yollarda değil çalıştıkları mekanlarda geçirmeliler, sohbet etmeliler ve konuşmalılar, hangi projeleri ürettiklerini, neyi nasıl yaptıklarını, akıl akıldan üstündür felsefesi içinde masaya yatırıp konuşmalılar ama siz hayatın büyük kısmını trafikte geçirirseniz bunların gerçekleşme şansı çok zayıftır."

İstanbul'un aynı zamanda tarihi, doğası, kültürü yağmalanan bir kent olduğunu öne süren Kılıçdaroğlu, "Bunu düzeltmek zorundayız. Bu tarihi bir görevdir. Bu tarihi görevi üstlenen kişinin de ciddi sorumlulukları vardır. İstanbul'u Fatih aldı, yağmalatın diye almadı, denizleri halka kapatın diye almadı, yeşillikleri yok edin diye almadı, İstanbul'u beton İstanbul'a döndürün, dönüştürün diye almadı. İstanbul'u yaşatın, gelecek kuşaklara güzel bir İstanbul verin diye aldı. İstanbul'u yönetmek sıradan bir olay değildir" ifadelerini kullandı.

"DENEYİMLE ÇÖZECEĞİZ"

"Bunları nasıl yapacağız?" diye salonda bulunanlara soran Kılıçdaroğlu, "13 Kasım 1918... Gazi Mustafa Kemal, Haydarpaşa Limanı'na gelir. Bir istimbota binip Sarayburnu'na gider ve bakar ki İstanbul'u işgal edenlerin gemileri, zırhlıları Dolmabahçe'ye karşı konuşlanmışlar. Gazi Mustafa Kemal, 13 Kasım 1918'de 'Geldikleri gibi giderler' sözünü İstanbul'da kullanmıştır. İstanbul bu açıdan da bizim Kurtuluş Savaşı'nın mihenk taşlarından birisidir ve Gazi onları geldikleri gibi göndermiştir. İstanbul böyle bir kenttir ve saydığım sorunlar, yapmamız gerekenler, bunları yapabilir miyiz? Elbette yaparız. Bütün sorunları çözebilir miyiz? elbette çözebiliriz. Neyle? Bilgiyle. Neyle? Birikimler. Neyle? Deneyimle çözeceğiz" şeklinde konuştu.

"İSTANBUL İÇİN YAPACAĞIMIZ ÇOK ŞEY VAR"

Kılıçdaroğlu, "Eğer bilginiz varsa, İstanbul'u biliyorsanız, bir metropolün özelliklerini biliyorsanız, İstanbul eğer üç imparatorluğun başkentliğini yapmışsa, İstanbul dünyanın en köklü, en kültürlü, tarihsel zenginliği olan dünyadaki ender kentlerden birisidir. Dolayısıyla İstanbul ile ilgili karar alırken, bu tarihsel kültürü her zaman göz önünde tutmamız gerekiyor" diye konuştu.

Geçen ay Viyana'ya gittiğini, burada Viyana Belediye Başkanı Michael Ludwig ile kısa bir sohbetlerinin olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"İstanbul'u çok seviyor. Türkiye'yi de çok seviyor. Dedim ki 'İstanbul ana kent belediye başkanı olsanız ne yaparsanız?' 'İki şeyi süratle yaparım' dedi. 'Bir İstanbul'un kültürünü, tarihsel zenginliklerini ortaya çıkarırım. İki, İstanbul'un trafik sorununu çözerim. Buralara yoğunlaşırım. Çünkü İstanbul sıradan bir kent değil...' Yönetecek kişinin kentiyle kavga etmesi değil, bütün kenti kucaklaması lazım. Ekrem İmamoğlu arkadaşımız böyle bir yapıya, karaktere sahip mi? Evet. Örnek Beylikdüzü. Beylikdüzü'nün tepesine kırlangıcı oturtan arkadaşımız. İstanbul'u seven ve İstanbul için çaba harcayan arkadaşımız. Dolayısıyla İstanbul için yapacağımız çok şey var. Para var mı bunları yapmak için? Kesinlikle var. Geçen hafta bizim bir belediyemiz var. Erzurum Çat'da. Küçük belediyelerden birisi. O dar bütçeyle Çat'ı Batı'nın uygar kentlerinden birisi haline getirmiş. İslam Eserleri Müzesi'nden tutun belediye binasına kadar her şeyi kendi imkanlarıyla yapmış. Eğer kul hakkına müdahale etmezseniz, kul hakkı yemezseniz İstanbul'un milyarları vardır, İstanbul'un sermayesi vardır, İstanbul'un gücü vardır. Dolayısıyla bunu Ekrem İmamoğlu arkadaşımız büyük bir yetkinlikle yerine getirecektir. Üreten ve istihdam yaratan belediyecilik. Bizim belediyecilik anlayışımız orada. Üreteceksiniz ve istihdam yaratacaksınız. Örnek mi istiyorsunuz? Kim 'Bana bu konuda en güzel örneği verebilir?' diye düşünüyorsa Beylikdüzü'ne gidebilir. İstihdamın nasıl yaratıldığını, işsizliğin nasıl azaltıldığını, üretimin nasıl yapıldığını herkese gösterebilirsiniz."

''TASARRUFUN YERİNDE YAPILMASI GEREKİYOR"

Kemal Kılıçdaroğlu, belediyeciliğin üretmek ve istihdam yaratmak anlamına geldiğini dile getirerek, şunları kaydetti:

"Üretmek illa fabrika kuracağım anlamına gelmez. Fabrika da kurabilirsiniz, kütüphane de, kreş de hayatın her alanında, kentlinin istediği her türlü yatırımı yaparak istihdam yaratabilirsiniz. Binlerce evladımız 'İşim yok' diye ortalıkta gezmeyecek. İstanbul'un ve İstanbul'u yönetecek olanların bir de böyle bir sorumluluğu var. Zaman zaman takılırlar, eleştirirler Kadıköy'ü, Beylikdüzü'nü, Beşiktaş'ı, Sarıyer'i eleştirirler. Niye eleştirirler? 'Efendim oralarda oturanlar kaymak tabaka' diye de eleştirirler. İyi de kardeşim, 20-25 yıldır İstanbul'u yönetiyorsun bütün İstanbul'u kaymak tabakasını yapsana. Elinden tutan mı var? Bütün İstanbul'u yaşanabilir bir kent haline getirmek İmamoğlu'nun sorumluluğundadır. O yapacaktır, göreceksiniz. Ben, arkadaşlarımın tamamı kendisine güveniyoruz. Çünkü harcanan her kuruşun yerinde harcanması gerekiyor. Tasarrufun yerinde yapılması gerekiyor. İsraftan kaçınılması gerekiyor ve İstanbul'u dünyanın en önemli metropolleriyle yarışır hale getirecektir. Herkesin İstanbul'a gülerek, oynayarak gelmesi lazım ve keyifle ayrılması lazım."

İstanbul'u ve İstanbulluyu sevdiklerini dile getiren Kılıçdaroğlu, bütün belediye başkanlarından göreve geldiklerinde tüm beldeye ayrım yapmadan hizmet vermelerini istediklerini aktaran Kılıçdaroğlu, "Sana oy versin, vermesin. Kentin bütün nimetlerinden herkes yararlanmalı ama pozitif ayrımcılığı yoksul mahallelere daha fazla yapacaksın. Yoksul mahallelerde oturan anne de çocuğunu güven içinde bırakacağı bir kreşi tercih eder. Bütün bunların hepsi yapılacaktır. İkinci istediğimiz bir şey daha var. Harcadığınız her kuruşun hesabını millete vereceksiniz. Bunu da zaten Ekrem İmamoğlu yapıyor" diye konuştu.

Yerel yönetimlerde çoğu ilk projeleri başlatan bir gelenekten geldiklerini ifade eden Kılıçdaroğlu, İmamoğlu'nun 5 yıl içinde İstanbul'da bir tarih yazacağına inandığını sözlerine ekledi.

İMAMOĞLU'NUN KONUŞMASI

Kılıçdaroğlu'nun ardından kürsüye çıkan İmamoğlu ise özetle şu ifadeleri kullandı:

''Bugün tarihi bir gün. Bugün burada hep birlikte bir tarihi yolculuğa çıkıyoruz sonunda zafere ulaşacağız. Bu yolculuğun sonunda kazanan İstanbul olacaktır. Beni bu onurlu göreve layık gören tüm CHP'lilere İstanbul'daki tüm ilçe örgütlerine belediye başkanlarına partimin yöneticilerine ve genel başkanım Kemal Kılıçdaroğlu'na en içten şükranlarımı sunuyorum. Aileme ve eksiksiz büyük ailem Beylikdüzü halkına teşekkür ediyorum.

''İSTANBUL ESKİ MODEL YÖNETİCİLER TARAFINDAN YÖNETİLEMEZ''

İstanbul Belediye Başkanlığı'na adayım çünkü bu kentin geleceği için değişim zamanın geldiğini ben de herkes gibi görüyorum. İstanbul için yeni bir sayfa açma zamanının geldiğini herkes gibi ben de biliyorum. İstanbul böyle devam edemez yönetilemez. İstanbul bu yolla mutlu olamaz. İstanbul durursa Türkiye durur. İstanbul tek başına bağımsız bir ülke olsaydı dünyanın ilk 25-30 ekonomisinin arasında yerini alırdı. İstanbul Ankara'dan yönetilemez. İstanbul ne yazık ki iradesi bağlı yöneticiler tarafından da yönetilemez yönetilemiyor. İstanbul eski model yöneticiler tarafından da yönetilemez ve yönetilemiyor. İstanbul günü birlik kararlarla da yönetilemez. Bu şehir ancak genç dinamik yeni nesil bir yönetici tarafından yönetilebilir.

''CESARETİMİ BU KENTİN İNSANLARINDAN ALIYORUM''

Ben İstanbul'u yeniden küresel iddia sahibi bir kent haline getirmek için adayım. İstanbul'un ekonomisini büyütmek iş olanakları yaratmak için adayım. İstanbul'a yakışır ve yaşanılır bir çevreye kavuşturmak dünyanın yetenekli insanlarını çekecek cazibe merkezi yapmak için adayım. Cesaretimi bu kentin insanlarından alıyorum. Bu şehrin insanlarına inanıyorum. Sizlere gençlere kadınlara emekçilere esnaflara gençlere iş insanlarına en çok da bu şehrin o güzel çocuklarına yürekten inanıyorum.

''TRAFİKTE SAYENDE İNSAN OLDUĞUMU HİSSETTİM DESİNLER DİYE ADAYIM''

Sandık başına gitmekten vazgeçmiş ne yapsam olmuyor diyenler varmış. Yok öyle şey. Umutsuzluğu içinizden atın birlikte çalışacağız kazanacağız zafer İstanbul halkının olacak. İstanbul gibi devasa bir kenti yönetmeye talipsem bunun nedeni etrafımda kendiliğinden oluşan ve çığ gibi büyümekte olan İstanbul ittifakıdır İstanbullu hemşehrilerimdir. Bu ittifakın içinde her siyasi görüşten insan var bu ilde yaşayan herkes var. Tüm bu insanların bana ve değer vermelerinden geliyor cesaretim annemden babamdan eşimden siz dava arkadaşlarımdan geliyor bu cesaret bana. Bu kentin ömrü yollarda geçen çileli insanlarına sesleniyorum 5 yıl sonra karşıma çıksınlar trafikte sayende insan olduğumu hissettim desinler diye adayım. Beylikdüzü'de başardığımı İstanbul'da başaracağım. Benim için halka hizmet etmek Hakk'a hizmet etmektir.

İSTANBUL İLE İLGİLİ 5 HEDEFİNİ AÇIKLADI

1-İstanbul'un ulaşım ve trafik sorununu çözmek.

2-İstanbul'daki kent yoksulluğu ile mücadele etmek.

3-İstanbul'da doğru kentsel planlama ile çevre imar deprem sorunlarını çözmek.

4-İstanbul'un işsizlik sorununu çözmek, İstanbul'u çekim merkezine dönüştürmek.

5-İstanbul'da yaşam kalitesini yükseltmek.

5 temel anlayışla yapacağım. Kent anayasası ile yeni bir mutabakat belgesi ile insana saygıyla demokratik katılımla inovasyonla yaşam kalitesi önceliğiyle. Belediyecilik insanı mutlu etme zanaatidir. Neden kent anayasası diyoruz. İstanbul ne yazık ki yolunu yörüngesini hikayesini yitirdi. İstanbul nereye gittiğini bilmiyor yol haritası yok. Kente ihanet ettik diyorlar. Nüfusun nereye gideceğini kimse tahmin edemiyor. Kente ihanet edilmesin uzun vadeli stratejik kararlar ortak akılla alınsın dediğim dedik olmasın istiyoruz. İstanbul'un 2050 hedefini bilelim. İstanbul Ankara'dan asla yönetilemez diyorum. Çok sevdiğimiz iki duygudan bahsedeceğim kente özen ve insana saygı.

SANDIĞA GİDECEKLERİN KENDİLERİNE 3 SORU SORMALARINI İSTEDİ

Kıymetli İstanbulllular tam 94 gün sonra oy kabinine girecek perdeyi çekecek ve İstanbul'un bir sonraki belediye başkanını seçme şansına sahip olacaksınız. O gün kendinize 3 basit soru sormanızı istiyorum. Bu şehri gerçekten kim daha iyi yönetebilir? Bu şehir daha iyi nasıl yönetilir? Bu şehir nereden yönetilsin? Ayrımcılık yapmaksızın bir yönetim olursa bu kentin insanları kendilerini çok değerli bir yurttaş hissederler. Ben demeyen biz diyebilen bir anlayış. Dostlarım ailelere destek vermeyi vadediyorum üniversiteli gençleri desteklemeyi vadediyorum yoksul insanlarımıza sonsuz saygı göstermeyi vadediyorum. Dostlarım kentte yaşayan herkese adil fırsat sunmak... Göreve geldiğim gün bu şehirde yaşayan herkese eşit fırsatlar tanıyacağımızı bilmenizi istiyorum.

''KÜRESEL İSTANBUL AKADEMİSİ VE İSTANBUL KENT ENSTİTÜLERİ KURACAĞIZ''

İstanbul'a demokratik katılımcı yeni nesil belediyecilik vadediyoruz. İstanbul'un toplumsal kültürel çeşitliliğini koruyup birlikte karar alan bir masa kuran... İstanbul'u İstanbullularla birlikte İstanbul'dan yönetmenin sözünü veriyorum size. Mahalle meclisleri kuracağız güzel muhtarlarımızı işin içine katmayı vadediyorum. Dünyanın merkezi olması özelliğini kazanacaktır bizler sayesinde. Sürdürülebilirlik ve inovasyon diyoruz. Küresel İstanbul Akademisi ve İstanbul Kent Enstitüleri gibi kurumları kuracağız. İnsanları mutlu etmek temel öncelik olacak. Trafik kaosu bu kentin kaderi olamaz. Benim hayalim mutlu ve özgür İstanbul işsizliğin kalmadığı bir İstanbul.

''İBB BELEDİYESİ'NDE ÇALIŞAN KİMSENİN İŞİNE DOKUNMAYACAĞIZ''

Değerli genel başkanım iki konuda sizlerin huzurunuzda söz vermek istiyorum. Birincisi İBB Belediyesi'nde çalışan tüm emekçi kardeşlerime seslenmiyorum hiç kimsenin işine ve emeğine dokunmayacağız.

''ASGARİ ÜCRET 2 BİN 200 LİRA OLACAK'' SÖZÜ

İkincisi belediyelerimize talimat verdiniz asgari ücreti 2 bin 200 lira olarak ilan ettiniz bunu göreve geldiğimiz ilk gün yerine getirmenin sözünü huzurunuzda söz veriyorum 3 aylık kayıplarını da söz veriyorum sayın genel başkanım. İstanbul'u küresel çekim merkezi yapmak mümkün. Bugüne kadar başardık İstanbulluların adayıyım. Biz kazandığımız zaman İstanbul kazanacak yerel irade kazanmış olacak. Bu yolculuğun nihai kazananı sizler olacaksınız. Sevgili gençler sizleri yanımda istiyorum. Gençleri yanımızda istiyoruz. Değerli kadınlar İstanbul kadın dostu kent olacak. İstanbul kenti kadınlar için güvenli bir kent haline gelecek. İstanbul'un geleceğini kadınlar tasarlayacak kadınlar ayağa kalkacak. Kadınların emeğine inancına ve değiştirici gücüne çok inanıyorum. Çok ama çok çalışacağız kazanacağız. Birlikte çalışacağız hep birlikte tarih yazacağız.'' 

Haber kaynağı: ntv.com.tr

adv
Henüz yorum yapılmamış. Yorum yapmak için tıklayın
lütfen bekleyiniz
Yorumunuz:
İŞKUR'dan 100 bin öğrenciye ilk kez sigorta

İŞKUR'dan 100 bin öğrenciye ilk kez sigorta

SON DAKİKA FLAŞ HABER... Öğrencilere ilk kez sigortalı olma kapısı açacak Sosyal Çalışma Programı…
İŞKUR'dan 100 bin öğrenciye ilk kez sigorta

İŞKUR'dan 100 bin öğrenciye ilk kez sigorta

SON DAKİKA FLAŞ HABER... Öğrencilere ilk kez sigortalı olma kapısı açacak Sosyal Çalışma Programı…
Twitter
ANKET
Toplam 0 oylama
Oy Ver

Son Haberler Bölümler